12 Temmuz 2026 Pazar

Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici Sistemi Üzerine

Eğitim faaliyetleri kamu hizmetlerinden en stratejik olanların başında gelmektedir. Eğitim faaliyeti aracılığıyla toplumun insan gücü şekillendirilir. Bu kadar önemli bir faaliyetin yönetimi çok daha önem taşır.

Eğitimin büyük oranda devletin elinde olması eğitim sisteminin yönetiminde kamu otoritesini büyük bir aktör haline getirmektedir. Kamu otoritesi olarak Milli Eğitim Bakanlığı eğitim faaliyetlerini tümüyle yönlendirme yetkisine ve sorumluluğuna sahiptir. Özel sektör eğitim faaliyetleri bakanlığın yoğun bir gözetimi altında varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. Özel sektör eğitim faaliyetleri sıkı bir şekilde ve yakından gözetilmektedir. Bu durum özel sektör eğitim faaliyetlerinin kendi doğal işleyiş süreci içinde gelişmesine engel olduğu da görülmektedir.

            Bakanlığın sahip olduğu yetki ve sorumluluk eğitim faaliyetlerine yönelik alanda yaşanan sorunların da kaynağında aynı şekilde bakanlığın bulunmasına da yol açmaktadır. Bakanlık güç ve sorumluluk sahibi olarak eğitim faaliyetleri alanında yegane aktör olarak yer alırken hiçbir müdahaleyi de kabul etmemektedir. Bu işleyiş bakanlığın otoriter bir anlayışla eğitim alanına hakim olduğu görüntüsünü açıkça vermektedir.

            Yönetim faaliyetleri başta olmak üzere eğitim alanındaki her tür faaliyet bakanlığın yönetim anlayışını etkisiyle sistemi yukarıdan aşağı şekillendirmektedir. Bu işleyiş aşağıdan yukarı iletişimin büyük oranda yetersiz kalmasına yol açmaktadır. Eğitim sisteminin işleyişi açısından sağlıklı bir görüntü oluşturmayan bu durumun kısa sürede değişebileceğine dair bir gidişatın olduğunu söylemek de şu aşamada pek mümkün görünmemektedir.

            Yetki ve gücü tekelinde bulunduran bakanlık adeta kendi çalıp oynamaktadır. Figüran rolündeki daha alt düzeydekilere söz hakkı vermeyen bu anlayışla insan ilişkilerinin yoğun olduğu eğitim gibi bir alanında çağın gerektirdiği demokratik bir işleyiş düzeninin oluşması da mümkün olmamaktadır.

            Milli Eğitim Bakanlığı merkezi bir anlayışla eğitim sistemini düzenleyerek yöneten bir sistem kurduğu görülmektedir. Bunun gereği olarak da alanda yapılan tüm uygulamalara hakim olma ve haberdar olma gayreti ile hareket edilmektedir. Bu durum devasa bir eğitim sisteminin oluşmasına yol açmaktadır. Her şeyin merkezden yönlendirilme gayreti taşranın/alanın inisiyatif kullanma beceri ve yeteneğinin de kadük kalmasına, gelişmemesine neden olmaktadır. Devasa bir kafası olan cılız bir vücut görünümünde bir yapının ortaya çıkması eğitim faaliyetlerinin dinamik bir yapıya kavuşmasını engellemektedir.

            Taşra/alan her şeyi merkeze danışmak veya merkezin onay vermediği hiçbir şeyi yapmaya izin verilmeyen bir yapıda niteliğin gelişmesi de kolay olmamaktadır.

            Merkezden her şeyi kontrol etme çabası alanda var olan gerçekliğin geliştirilen modüller aracılığıyla görülmeye çalışması işleyişin büyük oranda kâğıt üzerinde kalmasına neden olmaktadır. Eğitim öğretim faaliyetlerinin gerçek anlamda yürütüldüğü okullardaki işleyiş merkezin belirlediği kriterlere göre var olan modüllere girildiği halde alandaki gerçeklik ancak yaşanan ve kamuya yansıyan olaylar veya merkezi sınavla ortaya çıkan sınav sonuçlarıyla ortaya çıkmaktadır. Bu durum eğitim sisteminin kendi içinde çelişkilerle yürümesine neden olmaktadır. E okul sisteminde girilen notlara göre en üst düzeyde başarı göstergeleri var gibi görünürken merkezi sınavlardaki sonuçlarda notlarla çelişen sonuçların varlığı ortaya çıkınca şaşkınlık ve tartışmaların yaşanmasına neden olmaktadır.

            Eğitim sisteminde diğer tüm beşeri bilimlerde olduğu gibi insan unsuru büyük bir önem taşımaktadır. İnsan unsurunun en yoğun olduğu alan eğitim sistemidir. Kurulmuş olan sistematik yapılarda yönetim faaliyeti en can alıcı unsurdur. İnsan unsuru ağırlıklı eğitim sisteminde yönetim faaliyetleri diğer alanlardan çok daha fazla öneme sahiptir. Yönetim faaliyeti sistemin adeta kalbi/beyni mesabesindedir. Bakanlıktaki yönetim yapısının işleyişine bakıldığında önemli sorunların var olduğu görülmektedir. Yönetim sistemine ilişkin herkes tarafından tartışmasız bir şekilde geliştirilmiş bir işleyiş düzeninden söz edebilmek mümkün görünmemektedir. Merkez ve taşra teşkilatı yöneticilik makamlarına ilişkin yetiştirme, seçme, geliştirme ve değerlendirme sisteminden söz edebilmek mümkün değildir. Yöneticilik nitelikleri konusunda bir standart veya istikrarlı bir işleyiş bulunmamaktadır. Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatı yönetim birimleri için hangi niteliklere sahip kişiler hangi süreçten geçerek yetişeceğini belirleyen bir sistem yoktur. Okul müdürü bir anda bakanlığın merkezindeki bir birimde yöneticilik makamına gelebilmektedir. Yapılacak göreve özel bir eğitim süreci bulunmamaktadır. Son yıllarda geliştirilmeye çalışılan akademi sistemi yeni yeni kurulmaya çalışıldığı halde halen sadece öğretmen yetiştirmeye odaklanmış bir şekilde kurulmaya çalışılmaktadır. Okul müdürlükleri için dahi yönetici yetiştirme sisteminde akademi ilk defa son bir ay içinde uygulanmıştır. Bu sistemin geleceği konusunda bir netlik bulunmamaktadır. Okul yöneticisi yetiştirme sistemi ise sürekli değişen, sürekli oynanan bir işleyiş düzeni içinde sistem tanımından çok uzak bir anlayışla yürütülmeye çalışılmaktadır. Okul yöneticilikleri dışındaki diğer yöneticilik makamları için var olan mevzuat herkes için aynı şekilde uygulanmamaktadır.

            Merkez teşkilatındaki yöneticilik makamlarında özel bir yetiştirme süreci bulunmamaktadır. Ülkenin tümüne yönelik politika geliştirmesi gereken bakanlık merkez teşkilatına özel bir yönetici seçme/yetiştirme ve değerlendirme süreci bugüne kadar geliştirilmesi adeta hiç akla gelmemiştir. Bürokratik kararlarla şekillendirilen yönetim makamlarına gelip gitme pedagojik veya yönetsel ilkelerden çok subjektif kriterlerle işletilmektedir.

            Taşra teşkilatındaki il/ilçe müdürlüğü, müdür yardımcılığı ve şube müdürlüğü gibi kritik görevlere geliş gidişe ilişkin istikrarlı bir işleyiş düzeni bulunmamaktadır. Şube müdürleri bakanlığın cefakar personeli olarak mevzuata en ince ayrıntısına kadar tabi tutulurken diğer yöneticiler için mevzuat hükümleri görmezden gelindiğini gösteren uygulamalar çalışanlardaki moral ve motivasyonu olumsuz etkilemektedir.

                        Yöneticilik sıfatını taşıyan kişilere yönelik sağlanan özlük hakları açısından sisteme bakıldığında çok daha acıklı bir durumla karşı karşıya gelinmektedir. Yönetici makamına gelen kişiler hiyerarşik olarak üstünde olduğu kişilerden daha düşük özlük haklarına razı olmaya zorlanmış durumdadır. Öğretmen Meslek Kanunu ile yapılan düzenlemeler sonrasında öğretmenler için getirilen uzman/baş öğretmenlik sistemi hayata geçirilirken yöneticiler görmezden gelinmiştir. Bu durum yönetimin temel ilkelerinden olan hiyerarşi kavramının eğitim sisteminde isimden ibaret bir duruma gelmesine yol açmıştır.

            Eğitim sisteminde yönetim gibi kritik bir işlev üzerinde halen tartışmasız ve etkin işleyen bir sistem kurulamamışken yönetim faaliyetleri aracılığıyla yönlendirilen diğer alanlardaki sorunların çözülebileceği beklentisinin ne kadar gerçekçi olduğu üzerinde ciddi bir şekilde tartışmak gerekiyor.

Yönetim gibi bu kadar hassas bir işlevin bu kadar sorunlarla gidiyor olması eğitim faaliyetlerinde var olan sorunların da sağlıklı bir şekilde ele alınmasını engellemektedir. Vücudun kalbi/beyni mesabesindeki yönetim merkezi belirsizlik, istikrarsızlık ve düzensizlikle malul haldedir.

Bakanlık yetkilileri uzun zamandır bu çarpık yapıya yönelik çözüm yolları üzerinde çalıştığı yönündeki söylemler sonucunda ortaya çıkan düzenlemelere bakılınca tartışmaların kısa dönemde bitmeyeceğini göstermektedir.

Yönetim biliminde yönetim işlevlerinin en önemli parçasından olan denetim işlevine bakıldığında durumun çok daha acıklı olduğu görülmektedir. Yönetim ve denetim kamu hizmetlerinin yürütülmesinde at başı gitmesi gereken iki ana parça olmasına rağmen iki atın birbiriyle ters yönlerde koşturulmaya çalışıldığı görüntüsü yönetim bilim ilkeleri açısından dikkatle ele alınması gereken bir durumdur. 

 

 

                                                                                    Ali Hikmet Demir

                                                                              alihikmetdemir@gmail.com


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici Sistemi Üzerine

Eğitim faaliyetleri kamu hizmetlerinden en stratejik olanların başında gelmektedir. Eğitim faaliyeti aracılığıyla toplumun insan gücü şekill...