22 Şubat 2022 Salı

Öğretmenlik Meslek Kanunu Üzerine

Öğretmenlik meslek kanunu büyük beklentilerden sonra kabul edildi. Kabul edilen kanun pek çok kesim tarafından tartışmayla karşılandı. Kanunun öğretmenlik mesleği ile ilgili pek çok alanı boş bıraktığı yönünde eleştiriler getirildi. Kanunun hazırlanış ve kabul ediliş sürecinde yeterli ve açık bir bilgilendirme, kapsamlı bir tartışma, görüş alış verişinde bulunma gibi pek çok yönlerden yeterince gündeme gelmediği açık. Çıktı çıkacak diye sık sık dile gelen kanun metni oldukça kısa. Mesleğe giriş, adaylık, yükselme gibi bazı sınırlı alanlara yönelik düzenlemeler bulunuyor. Bu alanların ayrıntısına yönelik atıfta bulunulan düzenlemelerin bir kısmının zamanla yapılacağı söyleniyor. Etik ilkeler, aday yetiştirme programı gibi bir takım düzenlemeler var olmakla birlikte bunlar da kanunda görülen eksikleri gidermekten veya açık ve anlaşılır olmaktan uzak.

Eğitim sisteminin kuruluşu, yönetimi, değerlendirilmesi ve geliştirilmesi sorumluluğu Milli Eğitim Bakanlığının üzerinde. Bakanlık bu sorumluluğunu merkez, taşra ve yurt dışı teşkilat yapısı aracılığıyla yerine getiriyor. Merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatı yönetim sistemi ile harekete geçiyor. Yönetim sisteminin işleyiş düzeni konusunda önemli sorunlar geçmişten bu güne devam ediyor. Etkin ve tartışmasız bir yönetici yetiştirme, seçme ve geliştirme sistemi kurulabilmiş değil. Yönetim kurumsal yapıyı harekete geçiren en etkin güç olmakla birlikte var olan sorunlu yapı bu gücün gerektiği gibi üzerine düşen görevi yapmasına engel oluyor. Yönetim makamlarına geliş ve gidiş sürecinin belirsiz olması, sürecin tartışmalardan kurtarılamamış olması, yöneticilik kavramı konusunda asıl görev mi, ikincil görev mi olduğu konusunda halen devam eden kafa karışıklığı, yöneticilik görevinin güvencesiz, yetersiz özlük haklarına karşın yüklenen aşırı iş yükünün altına girmenin zorluğu gibi daha pek çok olumsuzluk sistemin beyni durumundaki yönetim makamlarından beklenen işlevin yerine getirilmesini engelliyor. Adeta felce uğramış bir yönetim sisteminden etkin bir sistem işletmesini beklemek gerçeklikle uyuşmuyor. Yönetim ve denetim gibi hayati işlevlere dair etkin bir işleyiş sistemi kurulamadığı sürece de eğitim sistemindeki sorunların çözüleceğini beklemek yersiz. Milli Eğitim Akademisi gibi bir sistem hayata geçirilebilmiş olunsaydı bugün yaşanan pek çok eğitim, yönetim ve denetim sorunu dolayısıyla da toplumsal sorunlarımız çok daha azalabilirdi.

Öğretmen, eğitim sisteminin can alıcı unsurlarından bir diğeri. 1,2 milyona ulaşan öğretmen sayısı ile eğitim hizmeti sınıflarda, okullarda sunulmaya çalışılıyor. Sunulan hizmetin kalitesi konusunda en önemli unsur olan öğretmenlerin mesleki niteliklerine ilişkin bir değerlendirmenin varlığından söz edebilmek mümkün değil. Geçmişte uygulanan sicil notu verme sisteminin kaldırılmasının üzerinden uzun zaman geçti. Geçmişte uzun yıllar boyunca uygulanan sicil sisteminin etkili olduğunu iddia edebilmek mümkün değildi. Bu nedenle de kaldırıldı. Bununla birlikte yerine hiçbir şey konmadı. Bu gün öğretmenlik görevini yürüten 1,2milyon öğretmenden kimin hangi düzeyde eğitim faaliyeti ürettiğine dair bir değerlendirme sistemi mevcut değil. Eğitim sistemi rutin işleyişi içinde sürekli çalışıyor ancak; işleyen sistemin ne ürettiği konusunda veriye dayanan bir sonuç/değerlendirme yok. Öyle bir sistem düşünün ki ürünler sisteme giriyor, rutin işleyiş süreçlerinin sonunda sistem ürün veriyor ama ürünün niteliği konusunda hiçbir ölçme/değerlendirme yapılmıyor. Böylesi bir sistemden etkililik, verimlilik, nitelik bekleniyorsa bu beklentinin bilimsel, çağdaş ve akılcı olmadığı kesin.

Eğitim hizmeti üreten 1,2 milyon öğretmenin içinde çok farklı niteliklere sahip kişiler var. Zaman zaman medyaya, gazete ve televizyon haberlerine konu olan olay, görüntü ve şikayetlere bakınca eğitim sisteminin sorunlara karşı etkin bir çözüm sürecine sahip olmadığı görülüyor. Öğrenci ve veli şikayetlerine konu olan öğretmenlere disiplin cezaları, yer değiştirme benzeri yaptırımlar uygulansa da sorunlu durumların sona erdirilmesinden çok gözlerden uzak hale getirilmesi/görmezden gelinmesi/yeni bir şikayete kadar perde arkasına saklanması gibi geçici çözümlerle gün kurtarılmaya çalışılıyor. Nitelikli iş üreten öğretmenle niteliksiz/sorunlu/şikayete konu öğretmen arasında etkili bir ayrım uygulanamadığı için sistemin içinde herkes adeta kendi başına bırakılmış bulunuyor. Yöneticiler karşılaştıkları sorunlar karşısında açık bir çözüm sürecinin olmamasından dolayı belirsiz/karmaşık/uzun/yorucu ve sonuçsuz çabalara girmemek için sonuna kadar kendilerini tutuyorlar. Bu da eğitim sisteminin niteliksiz üretiminin daha da büyümesine neden oluyor. Öğretmenlik meslek kanununun öğretmen niteliklerine ilişkin hemen hiçbir düzenleme getirmemiş olması önemli bir eksiklik.

Eğitim sisteminin içinde bulunan öğretmenlik görevini yürütmekle görevli kişilerin niteliklerine ilişkin açık kriterler acilen belirlenmeli. Belirlenmiş kriterlere uyan ile uymayan arasındaki ayrımı yapabilecek etkin bir ölçme/değerlendirme sistemi kurulmalı. İstenen nitelikte iş üretenlerin ödüllendirilmesi yanında tersine istenen niteliklere uyamayanların belirlenerek geliştirilmesi/yetiştirilmesi için de açık ve etkin süreçlerin belirlenmesi gerekiyor. Eğitim işi herkes tarafından bir şekilde yerine getirilebilecek/yapılabilecek kolay/sıradan bir iş değildir. Bu mesleğe uygun niteliklere sahip olmadığı ortaya çıkanların sistem içinde tutulması yerine acilen sistem dışına çıkarılması için çözüm sunacak süreçlerin acilen ve açık/kolay/adil/şeffaf bir şeklide ortaya konulması gerekiyor. Öğretmenlik mesleğinin gereğini yapamadığı halde öğrencileri/velileri böylesi kişilere mecbur bırakmak eğitim sisteminin niteliğine katkı sunmamaktadır. Her öğrenci ve velinin nitelikli bir eğitim sunumuna hakkı vardır. Bu hakkın layıkıyla yerine getirilmesi için işini iyi yapan öğretmenlere ve yöneticilere ihtiyaç bulunmaktadır. İşinin gereğini yerine getiremediği halde okuldan okula gezerek emekliliğini bekleyen öğretmen sayısının belirlenmesi için tahminden çok daha akılcı/bilimsel yol ve yöntemlerin belirlenmesi gerekiyor. Bu gereklilik ise ancak ve ancak bakanlık tarafından yerine getirilebilir. İhtiyaç duyulan mevzuat düzenlemeleri, objektif, şeffaf, adil belirleme yöntemleri ve etkin çözüm yöntemlerinin belirlenmesi için daha fazla zaman kaybına göz yumulmamalıdır.

Bunun için etkin bir yönetim ve denetim sistemine ihtiyaç vardır. Denetimin olmadığı bir sistemin etkili bir şekilde yönetilebilmesi mümkün değildir. Yönetim süreçlerindeki sorunlar gibi denetim sorunlarının çözümü konusunda da yine acilen harekete geçilmesi gerekiyor. Eğitim sistemindeki gerekliliklerin sayısı her geçen gün artıyorken sorunların azalmasını beklemek doğru bir yaklaşım değildir.

 

 

 

                                                                                               Ali Hikmet DEMİR

                                                     alihikmetdemir35@gmail.com

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okulda Şiddeti Önleme Tedbirleri Üzerine

  Son dönemde okullarda yaşanan olaylar eğitim sisteminin işleyiş düzeni üzerinde yeniden düşünüp tartışmanın gerekliliğini bir kez daha ort...